Cuma , Ekim 18 2019
Ana sayfa / Bilimkurdu / Bilim / GÜNEŞ SİSTEMİ VE DÜNYA İLE İLGİLİ 5 ÖNEMLİ KEŞİF

GÜNEŞ SİSTEMİ VE DÜNYA İLE İLGİLİ 5 ÖNEMLİ KEŞİF

 

  • YER ÇEKİMİ DALGALARI: Albert Einstein’ın kuramlarından yararlanılarak yapılan araştırmalar sonucu gözlemlenen dalgalar Dünya’nın yaratılışı ile ilgili çok önemli bilgilerin gün ışığına çıkmasını sağlayabilir. Peki bu dalgaların önemini nedir. Yer çekimi dalgaları Uzay ve zamandaki dalgalar olarak tabir edebiliriz. Bu dalgaların ışık dalgalarından daha önemli olan kısmı ise dış faktörlerden etkilenmeden, bozulmadan ilk günkü özellikleri koruması ve evren de hala yolculuğuna devam ediyor olmasıdır. Bilim adamları evrende bu dalgaların izlerini arayarak ulaşabilecekleri bilgilerin yaratılış ile ilgili sorularımıza cevap olabileceğini düşünüyorlar. Bu keşif ile ilgili ilk gözlem ise Dünyadan 1 milyar yıl uzaklıktaki iki kara deliğin çarpışması ile yapıldı. Einsteın’ın izafiyet teorisin de tüm evrenin yerçekimi dalgaları ile kaplı olduğu belirtilmişti. Bu keşif ise onun bir yerde yanlış olduğunu ispatlamış oldu. Çünkü o bu dalgaların fiziksel varlığının ispatlanmasının mümkün olamayabileceğini notlarında belirtmişti.

 

  • PROXİMA B: Proxime Centauri yıldızı bize güneşten sonra en yakın yıldır. Ve bu yıldız sisteminde Dünya’ya benzer bir gezegen keşfedildi. Ve sadece 4 ışık yıl uzaklıkta. Yapılan araştırmalar bu gezegenin yıldız etrafındaki turunu kısaca 1 yılını sadece 11.6 günde tamamladığını göstermiştir. Yapılan araştırmalar sonucu bu hızlı dönüşün sonucunda suyun sadece güneşli bölgelerde var olabileceği ve bununla birlikte gezegende farklı iklim koşullarının bulunmadığı düşünülmektedir. Bu gezegenin yaşama elverişli olabileceğini düşündüren başka bir hesaplama ise gezegen ve yıldız arasında ki mesafenin yaşama uygun koşulları oluşturabileceğidir. Bu gezegen nasıl bir görüntüye sahip olduğu ise bilim adamları tarafından hala gizemini korumaktadır. Gezegenin boyutlarının hesaplanamamasından dolayı, yoğunluk gibi bilgilere ulaşılamıyor buda gezegende nasıl bir materyalden oluştuğu konusunda araştırmaların önünü tıkıyor.

 

 

  • DOKUZUNCU GEZEGEN: Havaii’deki Mauna kea gözlem evindeki Subaru teleskobu araştırılmalarını bu gezegenin tam olarak keşfedilmesi üzerine adamıştır. Peki bu gezegenin var olabileceğine dair kanıtlara nasıl ulaşıldı. Araştırmayı sürdüren astrofizikçi Konstantin Batygin’in sözlerini sizlerle paylaşıyorum:’ Şu anda 9. Gezegen’in varlığına işaret eden 5 farklı eksende gözlemsel kanıt var. Bu ipuçlarından bazıları 9. Gezegen’in Kuiper Kuşağı’ndaki gök cisimleri üzerindeki çekim etkisi ile alakalı.’ Bu gezegenin Dünya’dan 10 kat daha büyük bir kütleye sahip olduğu ve Güneş’e Neptünden 20 kat daha uzak olduğu düşünülüyor. 2016’da yayınlanan bir makale bize Güneş sistemini çevreleyen susam tabakası olarak tasvir edilen Kuiper kuşağında 5 farklı objenin hareket ettiğini ve bu nesnelerin aynı yörüngede yol aldığını ve 30 derecelik bir eğime sahip olduğunu bildirdi. NASA’nın sözleride keşfin çok yakında olduğunun habercisidir: “Aradığımız Süper Dünya bu dokuzuncu gezegen olabilir.”

 

  • DÜNYA’NIN YENİ YARI UYDUSU 2016 H03: 2016Nisan ayı itibari ile hem Dünya hemde Güneş etrafındaki dönüşü keşfedildi. Bu Asteroidin Dünya’dan 14.480.000 km uzakta yol aldığı ve yaklaşık 40 ila 120 metre çapında olduğu bildirildi. Asteroid, 27 Nisan 2016 tarihinde Haleakala Gözlemevi’ndeki Pan-STARRS tarafından keşfedilmiştir. Nesne Dünya’nın Tepeli alanının ötesinde ve Güneş, Dünya’nınkinden çok daha güçlü bir çekim gücü sahip.  Bu sayede asteroit yörüngesini koruyabiliyor. Hesaplamalarımız, 2016 HO3’ün neredeyse bir yüzyıl boyunca Dünya’nın istikrarlı bir yarı uydusu olduğunu ve yüzyıllar boyu Dünya’nın arkadaşı olarak bu kalıp takip etmeye devam edeceğini gösteriyor.

 

 

  • MARS’DA SU KÜTLESİ BULUNDU: Mars gezeninin yaklaşık yerin 10 metre altındave 12.100 kilometre küp su barındıran buz kütlesi bulundu. Bu buz tabakası SHARAD adlı radar sayesinde keşfedildi. Daha önce bulunun bulguların yardımı ile Mars üzerinde mevsimsel olayların olabileceğine dair kanıtlar gittikçe güçlendi. Bulunan suyun yer altında olması ise tatlı su döngüsünün oluşabileceği mümkün mü? Gibi sorularıda beraberinde getirmiş oldu. Sharad isimli bu radarın Mars’taki diğer kaynakların bulunmasında da yardımcı olabileceği ve hatta radar sisteminin geliştirilerek yeraltı su kaynakları ve bunların nasıl beslendiğine dair bilgilerin elde edilebileceği hesaplanıyor. Texas Üniversitesi’nden bilim insanlarının önderliğindeki bir ekip tarafından yapılan bu keşifte, buzulun Mars’ın Utopia Planitia bölgesinde bulunduğu açıklandı. Derinliğinin 10 metreyi geçmemesi de bu buzulu ileride astronotlar açısından çok öenmli bir su kaynağı durumuna getiriyor.

Hakkında kutsalsozluk

Şuna da bir bak

NE KADAR YAŞAYACAĞNIZI SÖYLEYEN KAN TESTİ PİYASAYA GİRMEK ÜZERE!

     İngiltere’de piyasaya sürülmesi beklenen ve testi yaptıran kişinin ne kadar yaşayacağını söylediği iddia edilen …

Bir Cevap Yazın

online alışveriş 

Web Tasarım  

Web Tabanlı Yazılım

Web Tabanlı Program

E-Ticaret sitesi fiyatları  

E-Ticaret sitesi  

sanal ofis  

sanal ofis ankara  

sanal ofis ankara  

Sanal ofis  

Hazır ofis ankara  

Kiralık ofis  

Sanal ofis  

Kiralık ofis  

Sanal ofis  

Yasal adres ankara  

Sanal Ofis  

Sanal ofis  

Sanal ofis Ankara  

Ankara sanal ofis  

Sanal ofis  

Sekreterlik hizmeti  

Sanal ofis  

Sanal ofis  

Sanal ofis Ankara  

Sanal ofis  

Sanal ofis Ankara  

sanal ofis ankara  

sanal ofis  

hazır ofis kiralama  

sanal ofis kiralama  

raf sistemleri  

sanal ofis   hazır ofis kiralama  

sanal ofis kiralama  

sanal ofis ankara  

sanal ofis ankara